Her anı heyecanlı ızdırap
Güneşin türküsü ile uyuşur
Servet zengine, açlık fakire azap
Yan yana duran hale
Tutku mu dersin?
Can zamana kaçmış
Zamanı sular basmış
Devir devrilince
Gönül yan yatmış
Alışkanlık mı dersin?
Kokular renklerle harman
Bu yerde gönülsüz durmam
Naz eden yollarda
Balıklarla yürüsem
Bağımlılık mı dersin?
Doymuş sözlere kulaklar haram
Dirilen dillere gelirken kelam
Sırların evinde kıvranıyor can
Sağır gönü...
Devamı
uyku girmezse gözüne
rüyalar hayal olur
kalırsın kendinde
bir başına,
ürkek ve yalnız...
iyiden, güzelden yana ne varsa
bırakır gider seni
ne bir iz kalır ardında
ne de bir ses
yalnız sana inleyen
bir uğultu duyarsın sadece
anlatmaya çalışırsın
anlatamazsın
bir uğultu duyarsın
sadece sana inleyen
sırlar bazen öldürür kelebekleri
ateş olur, sıcak gelir
içini ısıtır
daha yanaşmak istersin
yalnızlıktan kaçmak istersin
yaklaşırsın
ya...
Devamı
Ah yanmışım
Ben yar'mışım
Yansın kanat
Uçsun göğe külü
Sağnağına vurgun
Yere düşer gökyüzü
Alsın gönül
Yerde durmaz gül yüzü
Al kalbimi
Sende atsın
Beyaz gölgen
Can bulsun seherinde
Şaşkın hala
Dünya böyle
Yere düşen meleklerin
Kalbi kırık olmaz mı?
Mehmet Talha ONUK...
Devamı
Agaçların gövdesinde
Kabuk kabuk yaram ağlar
Yaş kesilen sözlerimi
Baltalıyor hatıralar
Ormanların kalbi duman
Yaprak yaprak süzülüyor
Ateşin ardında kalan
Rüzgarlarla dağılıyor
Bir nefeste durur sanki
Deli deli savuruyor
Kan damarda durmaz saki
Kadehlerde diriliyor
Aşk şarabı ormanları
Kızıl kızıl renge boyar
Yüz görümü vermeyince
Ağır yara böyle kanar.
Mehmet Talha ONUK...
Devamı
-cı -ci -çü -cu -izm -ist ve dahası...
Hepsinin gayesi de hayatı daha mutlu yaşamamızı sağlamaktı. Hepsinin de akıl çelecek güzellikte, mantıkta usülleri vardı. Ama olmadı...
Ayrımlar insanlıkla yaşıt. Daha ilk insan, Adem'in çocukları kendi arasında ayrıma düşmüştü. Biz mi? Biz ademoğulları da aldığımız bu mirası yaşatmaya devam ediyoruz.
Çeşitlilik eşittir zenginlik demekti... Farklı renkler, farklı görüşler, farklı düşünceler... Bunl...
Devamı